Ben bir uğultuyum kulaklarının arasında dolaşan... Kimi zaman yüksek bir tını kimi zaman sessizce sokulan bir yılanın sesi gibiyim. Ben bir kördüğümüm senin yokluğunda ve yalnızlığında. Var olduğunda yokum hayatının hiç bir karesinde. Hayat seni çekince buram buram kendine, üstelik acı yüzüyle ben geliyorum bir an olsun aklına. Ben bir mahsulüm senin için. Sadece hayalden ibaret...
Gözlerin uzaklara daldığında kimi görüyorsun? Neye bakarak nelere benzetebiliyorsun? Kimsesiz kaldığında arıyor musun onu ya da onları? Herhangi birini... Çekimserlikten yana olmak itiyor insanı derinden derine. Karmaşıklık beynin otobanlarında kendini bir bariyerden bir bariyere vurarak taklalalar atıyor süratle. Ne zaman duracağı belirsiz... Savrulurken başkalarını da savuruyor yolundan...
Şimdi o gidiyor. Özleyeceksindir besbelli. Kişiselleştiremediğin ve anlamını bilmediğin şeyleri ne yapacaksın peki? Üstelik daha teri bile soğumamışken... Gözlerinde yine o şaşkın ve bir o kadar da masumca tebessümü görebileceksin ama ne zaman?
Ben bir fısıltıyım kulaklarında... Rüyalarındaki adam, düşlerindeki masum çocuk... Sahra Çölü kuraklığında, Alp Dağları'nın soğukluğunda, bitmek bilmeyen amazon yağmurlarının içindeyim. Bul beni çok geç olmadan. Belki bir seraptır gördüğün, belki gerçek. Olsun, ne önemi var? Geriye bıraktığında acılarını kendine mutluluklar veriyorsan hiç düşünme. Gözlerinle ara, kalbinle hisset, aklınla düşün.
Ben sokakta gezen herhangi biriyim bana benzetmeye çalışılan... Kimi zaman uzun boylu, kimi zaman kısa boylu... Hafif kirli sakallı, çelimsiz gibi görünen ama güçlü ve gururlu... Ancak gözlerin ufka daldığında bulabilirsin beni kalabalıkların ortasında yalnızlıkların içinde... Hırçın ve bir o kadar da yorgun.
Anlamsız savaşlar verme kendi kendine. Sonuçlar her zaman insanın kendi meyvesidir, bilirsin. Kimselere suçu üstleme. Ne olan biten varsa bizde... Biz yaşadık ve bizler yaşattık kirlenmiş duyguların içindeki saf pırıltıyı. Bizler gördük berraklığın en berrağını. Ki ortada kalan yaşanmışlıklarla gözlerimi alamadığım engin denizler vardı. Anlamsızlıkların içinde...
Ne olduğu belli olmayan, kimi yerlerde cennet gibi kokan, kimi yerlerde cehennemi andıran yerler de gördük ikimiz. En son ya da sonuncu... Bakidir bize yaşanan herşey akıllarda ve bizden sonra yaşayacaklara... Gazın kapağını açtığında uçar gider, havayla karışır... İçine teneffüs edersin ancak bir zaman sonra o da yok olur... Aslında kapı eşiğinden bakmak gibidir bu yaşadığımız şey... Gizli ve çaresiz... Sessiz...
Dalıp dalıp gittiğimde hayallere artık başım dönüyor... Sigaramdan üst üste kaç tane yaktım hatırlamıyorum bile... Sen iyisi mi bunları hiç düşünme... Hayat sallansın yine salıncağında...
[alıntı]
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder